|
Dekorasyon Nedir?
Dekorasyon ve dekorasyon tarzları,hangi dekorasyon tarzı size
uygun?Ev dekorasyonu’nda nelere dikkat edilmeli? Herkesin ev dekorasyon zevki
farklıdır. Modern dekorasyon: Modern dekorasyon tarzında
ön planda olan yeni trendlerin ve renklerin takibi olup trendler mekanların
fazla eşya ile doldurulmadan kişinin karakterini yansıtabilecek şekilde ön plana
çıkmasını sağlamaktır. Sembollerin Dekorasyon açısından önemli bir yeri
vardır. Duvardaki soyut bir resim ya da tütsü, yaşadığınız mekanın atmosferini
bir anda değiştirir
Sembol kelimesi eski Yunan
kökenli. Bir nesnenin yarısının diğerine kavuşması anlamındaki sumbolon'dan
geliyor. Eskiden Yunanlılar yabancı bir şehirdeki dostlarının evine
gittiklerinde kendilerini tanıtmak için ellerindeki yarım objeyi evin sahibine
gösterirlermiş. Aynı objenin diğer yarısını elinde tutan ev sahibi ise
memnuniyetle onları misafir edermiş. Kısacası ilk zamanlarda sembol son derece
önemli bir tanınma aracı olarak kullanılmaktaymış.
Hayatımızın büyük bir bölümünde gördüğümüz, kullandığımız, hatta sığındığımız
semboller... Artık sadece tanınma amacıyla değil, tanıtma, bildirme, dikkat
çekme, ayırma amacıyla da kullanılıyor. Sembolik (sumbolikos) anlamda dediğimiz
pek çok somut ya da soyut kavram var. Uluslararası şekiller dili olan semboller
sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun günlük, basit işlemlerinizi dilini
bilmediğiniz bir ülkede rahatlıkla gerçekleştirebilirsiniz. Trafik işaretleri
bunun en güzel örneğidir. Bayraklar bir ülkeyi ya da kuruluşu derhal aklımızda
çağrıştıran desen ve renktedirler. Bir mekanda asansörü,
tuvaletleri bulmanız kolaydır, sigara içmemeniz gerektiğini de ufak bir sembolle
anlarsınız. Doğal yaşamda ise bitki ve çiçeklerin, taşların sembolik anlamlarını
biliyorsanız karşınızdakine sözsüz ve etkili bir mesaj verebilmeniz mümkündür.
Sembollerin bu bakımdan çok güçlü bir iletişimleri vardır.
Renklerin, sayıların, harflerin taşıdığı anlam ve semboller yaşamımızda her
zaman karşımıza çıkarlar. Sembolizmin esaslarından en önemlisi herhangi bir
nesne, mekan ya da konunun olabildiğince basite indirgenerek
biçimlendirilmesidir. Kısacası günümüzde ne denli karmaşık olursa o kadar önemli
sayılan şeylerin aslında çok basitçe tarif edilebilmesidir.
Sembolleri tek tek ele aldığımızda algıladığımız anlamlarını bir mekanla
düşünürsek bütünleyici bir konumu olduğunu görürüz. Tıpkı harflerin tek
başlarına birer sembol olup, yanyana gelmesiyle oluşan kelimelerin ayrı bir
anlamı olması gibi. Bu yalınlıktan derin ya da iletici bir ifade çıkartabilmek
de sembollerin gücünü bize gösterir.
Mekanda Sembol
: Geçmişe ışık tutması bakımından tarihi, kültürel ve dini bazı sembollerin
öğrenilmesi bugünü anlamak ve geleceği yorumlayabilmek için açılan geniş bir
penceredir. Bu bize aynı zamanda o devirdeki binaların yapımı ve dekorasyonu
hakkında da farklı ipuçları vermektedir. Dekorasyon bir yaşam stilidir ve
semboller bu stilin gerçekleşmesinde etkili bir rol oynarlar. Bundan yola
çıkarak zaman içinde tasarım da sadece bazı kurallar ve prensipler çerçevesinden
yaratıcılığın dışına açılır, gider... O anda artık bizden biridir. Onu
sahiplenmemizin etkisiyle değişime uğrayarak sanki aklımızla ve bedenimizle
içimizde var olur. bizim bu içimizdekinin nesneye
dönüşmesidir. Bunu hissedebilmenin tek yolu ise, bu nesneyi zevkle, sevgiyle ve
bilgiyle bütünleştirip, oluşturabilmektir. Bu açıdan görüp de kopyaladığımız bir
ürün, fikir veya tarzın kendimizden, yani içimiz ve ruhumuzla yarattıklarımızın
yanında ne denli değersiz, sönük ve anlamsız olduğunu hepimiz tahmin edebiliriz.
Herhangi bir şeyi üretmek için kendimize güvenmemiz gerekir.
Mimari Tasarım ise bu güveni bile aşabilmek, farklılaşmaktır. Her zaman
savunduğum gibi, insan kendini dinleyip, sorguladıkça tanır, algılaması gelişir,
üretkenliği artar. Bu süreç, tasarlayıp yarattıklarımızda kendimizi bulmamız
için gereklidir. Bu sayede içimizdeki huzuru ve uyumu da dengelemiş oluruz. Bu
değişim sadece tasarım aşamasında oluşmaz. Mistik ya da sembolik anlamda
renklerin, şekillerin kullanımıyla her mekanda veya nesnede içinizdeki bu
yaratıcılığı ortaya çıkarabilirsiniz. İlk renkler bize simetriyi, enerjiyi ve
parlaklığı hatırlatır. Doğaldır ki, bu nedenle mavi, sarı ve kırmızıya modernist
akımlarda çokca rastlarız. Toprak renkleri ise çeşitli ritüellerdeki mistik
anlamlarıyla gözümüze çarpar. Renklerin ve bitkilerin mistik ya da rasyonel
biçimde kullanımı mekanda farklılık yaratır. Işık
renklerinin de eyleme göre mekana getirdiği değişikliliği yadsıyamayız. Bol
ışığın sonsuz enerjisine, gücüne karşın, süzülüp de gelen bir ışığın
yumuşaklığı, sessizliği farklıdır. Doğu kültürünün en simgesel
özelliklerinden biri yazılışına ve sunumuna hayran olduğum kaligrafidir. Bunu
kimi zaman ışık-gölge, kimi zaman da Karagöz oyununa benzetebiliyor, zevkle
izliyorum. Aslında kaligrafi iki boyutlu özelliğe sahip olsa da, mekanda bitki
ve çiçeklerin yerleştirmesindeki ustalıkla üç boyutlu görsel bir nesneye
dönüşebiliyor. Floral kompozisyonlarda sembollerden çok sıkça
faydalanılmaktadır. Böylelikle algı seçiciliğinde nesnenin kendisinden çok
gölgesine dikkat çekilir. Kalligrafiyi de bütün olarak algıladığınızda görsel
bir imaj verecektir. Sembollerin kullanımı batı
dekorundaki bir mekanı doğu mistisizmine götürebilmekte. Bu şekilde bir anlamda
batının yoğunluğundan doğunun sakinliğine de geçiş sağlanmaktadır. Görsel,
duyumsal veya yüzeysel özellikleriyle semboller mekana belli bir dinamizm
getirirler. özelliklerinden faydalanarak ufak dokunuş ve değişimlerle mekanın
enerjisine destek olabilir ya da sakinlik ve huzuru sağlayabilirsiniz. Bir
mekanda sembolik olarak bulunan nesne, biçim ve şekillerin ahengi sizin için
etkili bir görsel uyumu da beraberinde getirecektir. Vurgulanması istenilen bir
köşe renkleriyle veya önündeki objelerle dikkatinizi o noktaya yönlendirir.
Böylece bu rengin ve objenin ikincil bir özelliği sembolik anlamda kullanımıdır.
Aksine bir durumda ise sembollerdeki karmaşıklık ve düzensizlik aklınızı da
karıştıracaktır.
Bazen mekandaki basit objeler bile orada yaşayan
kişilerin arasındaki gizli bir semboldür. Hatırlattığı bir hikayesi vardır.
Özeldir. Sevdiğinize ilk buluşmada verdiğiniz hediyeyi her görüşte o heyecanı
yeniden yaşarsınız. Sessizce dinlenilen bir melodi veya sakladığınız minik
beşik, babanızdan kalan daktilo bakışlarınızla, dokunuşlarınızla size o
paylaşımları, kişileri hatırlatır. Sanki siluetleri ile hep orada yaşarlar gibi.
Gözünüzün önüne gelen anılar silsilesinde zamanı neredeyse durdurur. Bu sembolik
imajın geçmişi ya da geleceği yoktur
|